Bölümler K-O Meme Ünitesi


Meme Ünitemiz, en güncel ve bilimsel veriler ışığında, etik ilkelere bağlı kalarak hastalarımız için en ideal multidisipliner (ilgili birimleri içeren) tedavileri sunmayı amaçlar.

Tedavi protokollerimiz, hastalarımızın tercihleri de göz önünde bulundurularak, bütünsel bir çerçevede tüm seçenekler değerlendirilerek belirlenir. Sunduğumuz hizmetin başarısında klinik sonuçlar kadar hastalarımızın memnuniyeti de önemli rol oynar.

Ünitemizde hastalarımızın aile öyküleri değerlendirilerek, yıllık mammografi ve USG takipleri yapılır, memede ele gelen veya gelmeyen kitleler için izleme programı oluşturulur. Ayrıca meme ağrıları (adete bağlı veya bağımsız), meme başı akıntıları, meme abseleri ve enflamatuvar hastalıkları, hamile ve emziren kadınların meme ve meme başı sorunlarına yönelik tanı ve tedavi hizmetleri sunulmaktadır. Gerekli hallerde meme MRı ve PET, ince iğne aspirasyon biyopsileri (iiab), kalın iğne aspirasyon biyopsileri (Tru-cut), eksizyonen biyopsiler ve ele gelmeyen kitlelerde kılavuz tel takılarak yapılan biyopsiler güvenle uygulanmaktadır.

 

Plastik ve Rekonstrüktif Meme Cerrahisi Bölümü

Hastanemizde tüm hastalıklarda olduğu gibi meme hastalıkları da multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmektedir. Plastik ve rekonstrüktif cerrahlarımız, ‘Meme Hastalıkları Konseyimiz’in en önemli uzmanları arasında yer alır. Çünkü, meme dokusunda oluşabilecek tumoral veya iltihabi hastalıklar için tanı sürecinde yapılan biyopsiler veya sonrasında uygulanan tedaviler, dokuda şekil bozukluklarına (deformitelere) sebep olabilmektedir.

Uzmanlarımız, özellikle meme kanserleri nedeniyle memede oluşabilecek deformitelerin düzeltilmesi, meme dokusunun kısmi veya tamamen kaybının söz konusu olduğu vakalarda meme dokusunun yeniden oluşturulması konusuna odaklanmıştır.

Bu tür sorunlarda plastik cerrahi uzmanlarımız, yara izlerinin daha az farkedilebilir hale getirilmesinden, meme dokusundaki kısmi volüm kayıplarının düzeltilmesi amacıyla hastanın vücudunun başka bir bölgesinden alınan yağ dokusunun transfer edilmesine kadar değişen pek çok cerrahi girişime hakimdir. İdeal tedaviyi en özenli biçimde uygulayarak, hastalarımızın hem fiziksel hem de psikolojik açıdan hastalık sürecini geride bırakmasına katkıda bulunurlar.

Plastik ve rekonstrüktif cerrahlarımız, meme kaybı veya meme dokusundaki şekil bozuklukları nedeniyle merkezimize başvuran her hastamızı öncelikle en ideal tedavi konusunda bilgilendirir. Cerrahi rekonstrüksiyona karar verilen vakalarda ilgili seçenekler hastalarımızla birlikte değerlendirilir.

Hastalığın türü ve ilerleme aşamasına göre uygulanacak tedavinin meme dokusunda oluşturacağı deformite farklılık gösterir. En ileri düzeydeki cerrahi girişim, meme dokusunun tamamının alınmasıdır. Meme dokusunun kaybı, hangi yaşta olursa olsun her hasta için vücut imajında ciddi bir travma oluşturur. Plastik cerrahlarımız, bir çözüm olarak en uygun teknikle meme dokusunun yeniden oluşturulması amacıyla her hasta için ona özel cerrahi alternatifler sunar. Bugün meme rekonstrüksiyonları konusunda kabul gören en yaygın teknikler, hastanın kendi dokusunun kullanıldığı serbest flap teknikleridir. Bu alternatifler, aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

·       Protez ile Meme dokusu oluşturulması

Memedeki hastalıklı dokunun çıkarılmasından sonra geride kalan sağlıklı doku yeterli ise en basit yöntem, göğüs bölgesindeki deri ve yağ tabakasının altına protez yerleştirilmesidir. Sınırlı sayıdaki hastamızda uygulanabilen bu tekniğin en büyük avantajı hem hasta açısından hem de cerrahi işlem olarak en kolay işlem olmasıdır. Ancak çoğunlukla protezi örten yumuşak doku için gereken kalınlığı sağlamak zordur.  Dolayısıyla uzun vadede protez, deri ve deri altı tabakada baskı sonucu incelme ve delinmeye neden olabilir. Böyle durumlarda maalesef protezin çıkarılması zorunlu hale gelmektedir.

·       M. Latissimus Dorsi Kas Flabi ile Meme dokusu Oluşturulması

      ( Protez kullanılarak veya kullanılmayarak)

Standart protez uygulamasının deride oluşturduğu incelme ve delinme sorununa karşı kullanılan yöntemlerden biri; sırt bölgesindeki bir kasın, üzerindeki deri ve yağ tabakasıyla birlikte göğüs duvarına taşınmasıdır. Böylece kullanılacak protezler için daha kalın ve güçlü bir yumuşak doku örtüsü sağlanır. Bu operasyonlarda gerekli doku için sırt bölgesinin en geniş kası olan M. Latissimus Dorsi kasından bir kitle alınır. Operasyona bağlı olarak hastalarda ciddi bir fonksiyon kaybı ortaya çıkmaz. Ancak alınacak kas kitlesi, çıkarma operasyonu öncesindeki sağlıklı meme ile karşılaştırıldığında her hasta için benzer büyüklükte bir meme oluşturmaya yetmeyebilir. Ayrıca sırt bölgesinde böyle bir ameliyat sonrası oluşacak yara izi de bazı hastalar için sorun oluşturabilir.

·       TRAM Flap/ DEIP Flap  ile Meme Meme Dokusu Oluşturulması

Cerrahi olarak meme dokusunun yeniden oluşturulmasında bugün kullanılan en ileri teknikler, hastanın karın ön duvarındaki kas ve deri-deri altı yağ dokusunun kullanıldığı yöntemlerdir. Bu tekniklerin öne çıkan avantajları şöyle sıralanabilir; protez kullanılmaz ve fonksiyonel açıdan herhangi bir sorun oluşturmadan kayıp meme dokusu, en gerçekçi şekilde restore edilebilir. Özellikle gebelik geçirmiş pek çok hastanın bedeninde, göbek altında kalan kısmında gevşeklik ve yağlanma oluşur. Bunlara bağlı gelişen görece deformasyon, çoğunlukla hastaları estetik olarak da rahatsız edebilir. Bu dokunun meme rekonstrüksiyonunda kullanılması eş zamanlı olarak söz konusu bölgedeki deformitenin giderilmesi için de olanak sağlar.